İşveren tarafından yapılan fesihlerde prosedürel hatalar ve bu hataların nasıl önlenebileceğine ilişkin pratik bir değerlendirme.

İş sözleşmesinin feshi, iş hukukunun en hassas alanlarından biridir. Fesih gerekçesinin hukuka uygun olmaması, bildirim sürelerine uyulmaması veya delil eksikliği, işçi lehine tazminat ve işe iade davalarına yol açabilir. Bu notta sık karşılaşılan hataları ve alınabilecek önlemleri özetliyoruz.

Yazılı Fesih Bildirimi ve Gerekçe

Fesih mutlaka yazılı yapılmalı ve 4857 sayılı İş Kanunu’nda sayılan geçerli veya haklı nedenlerden biri açıkça belirtilmelidir. Belirsiz veya genel ifadeler (“işletme gereği”, “uyumsuzluk” gibi) mahkemelerde yetersiz bulunabilir.

Ön Bildirim Süresi ve Kötüniyet Tazminatı

Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde, kıdeme bağlı ön bildirim sürelerine uyulmalı; aksi halde bildirim süresine ait ücretler kötüniyet tazminatı kapsamında talep edilebilir. Süre atlanıyorsa, ön bildirim bedeli ödenerek fesih yapılmalıdır.

Toplu İşçi Çıkarma

Ekonomik veya teknik nedenlerle toplu çıkarma yapılacaksa, İş Kanunu’ndaki bildirim ve bekleme süreleri ile kıdem tazminatı yükümlülükleri dikkate alınmalıdır. İşyerinde sendika varsa bilgilendirme yükümlülüğü unutulmamalıdır.

Disiplin Soruşturması ve Belgeler

Haklı fesih (özellikle ahlak ve iyiniyet kurallarına uymama) söz konusuysa, disiplin soruşturması yapılmalı, savunma alınmalı ve tüm süreç belgelenmelidir. Eksik delil, feshin geçersiz sayılmasına neden olabilir.

Fesih öncesi süreçlerin hukuka uygun yürütülmesi, hem işçi hem işveren açısından belirsizliği azaltır. Bu konuda danışmanlık almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

← Yayınlar